Sessizlik İnzivası Nasıl Bir Deneyim?

Hepimiz zaman zaman günlük rutinimizden uzaklaşmak, kendi kendimize kalmak istiyoruz. Bunu yaparken de dış dünyayla bağımızı tam da koparmak istemiyoruz. Bir şeyler okuyoruz, dinliyoruz, yazıyoruz, telefonu kapatmıyoruz, haberlere bakıyoruz. Aslında etrafımızda pek çok uyaran oluyor. Oysa altı günlük sessizlik inzivasında çevredeki uyaranları minimuma indirip, bir anlamda dış dünyayla bağımızı belirli bir süre koparıyoruz, rutinimizin dışına çıkıp, sessizlik içinde kalıyoruz.   Neden Sessizlik? Öncelikle sessizlik zihnin bulunduğu … Okumaya devam et Sessizlik İnzivası Nasıl Bir Deneyim?

Sessizlik İnzivasından Geriye Kalanlar

Kendi kendimle kalabilmeyi, sessizlikte içimi korkmadan cesurca dinleyebilmeyi, zorlukların içinden geçebilmeyi, kendi gücümün farkına varmayı ve ona sahip çıkmayı, anın değerini bilmeyi, anı doyasıya yaşamayı, olanı olduğu gibi kabul ederek özgürleşmeyi, sabretmeyi, otomatik tepkilerimi görmeyi, doğanın sakinleştirici ve dinginleştirici etkisini, öz-şefkati, kalbimi kendime olduğu kadar başkalarına da açabilmeyi, insanın insana olan ihtiyacını deneyimlediğim müthiş bir aşama oldu inziva benim yolumda.   Kendimce zorluklar içinde geçirsem de … Okumaya devam et Sessizlik İnzivasından Geriye Kalanlar

Sessizlik İnzivası Günlüğü

Mindfulness eğitmenliği yolculuğumda inziva süreci büyük heyecanla beklediğim bir deneyimdi.  İnzivayı nisan ayı başında yapacaktık. Ancak pandemi her alanı olduğu gibi bizim eğitim planımızı da altüst etti, inzivayı bilinmez bir tarihe ertelemek zorunda kaldık. Eğitimimize online olarak devam ettik.  Eğitmen adayı arkadaşlarımla fiziksel olarak birlikte olamamak, ortamı, sohbeti, deneyimi paylaşamamak ilk başta çok zor geldi; eğitimin verimliliği ile ilgili endişeler yarattı hepimizde. Ama çok kısa … Okumaya devam et Sessizlik İnzivası Günlüğü

Dijital Sadeleşme

Teknoloji artık hayatımızın her alanında; iş hayatımızın ve özel hayatımızın merkezinde. Bilgisayarlar, cep telefonları, televizyon, mesajlar, sosyal medya, reklamlar vb. bizi esir almış durumda. Teknoloji bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken, bir yandan da bizi çok yoruyor. Her gün istemediğimiz yüzlerce mesaja maruz kalıyoruz; dijital dünyada gereğinden çok vakit geçirerek kendimiz için değerli olan zamanlardan çalıyoruz. Bu nedenle hayatımızı sadeleştirirken dijital alanda da sadeleşmeyi unutmamak gerek. Ben … Okumaya devam et Dijital Sadeleşme

Yemek mi Beni Yiyor Ben mi Yemeği?

Yemekle ilişkiniz nasıl? Kimimiz yemek için yaşıyoruz, kimimiz de yaşamak için yiyoruz. Siz hangi gruba giriyorsunuz? Hiç düşündünüz mü? Yemek yemek her şeyden önce hayatta kalabilmemiz için gerekli. Ama sonrasında işin içine keyif tarafı da giriyor. Sevdiklerimizle kurduğumuz sofralarda yemeğin tadına varmak, uzun sohbetler etmek, yeni lezzetlerin peşine düşmek, yeni malzemeler denemek… Hepsi çok keyifli. Sadeleşme sürecimizde ne yediğimize, yemekle nasıl bir ilişkimiz olduğuna bakmak … Okumaya devam et Yemek mi Beni Yiyor Ben mi Yemeği?

Sağlık Olsun

Anlamlı ve iyi bir hayat yaşamanın en önemli şartlarından biri sağlıklı olmak. Sağlığımız yerinde değilse, para, mal, mülk her şey anlamını kaybediyor. İstediğimiz kadar sadeleşelim yaşam alanımızda, sağlığımız yoksa aslında hiçbir şeye sahip değiliz. Sağlıklı olmak öyle kıymetli ki… İnsan sağlığının değerini onu kaybettiğinde anlıyor. Meme kanseri tedavim sırasında kemoterapi görürken hiç tat alamadığım zamanlar oldu. Bol bol içmem gereken suyu içmekte zorlandığım, suyun tadını … Okumaya devam et Sağlık Olsun

Anlar

Bu sabah eski yazılarımı karıştırırken 2012’de yazdığım bir yazıyla karşılaştım. Anı yaşama, şimdiki ana odaklanma üstünde epey pratik yaptığım şu günlerde iyi geldi bana, ben de sizlerle paylaşmak istedim. *** Yonca Tokbaş’ın eski yazılarını tekrar okurken, yazılarından birinde Borges’in çok sevdiğim “Anlar” şiiri çıktı karşıma bu sabah. Bu şiiri uzun süredir okumamıştım, o kadar iyi geldi ki. Bana çağrıştırdıklarını da paylaşmak istedim, hayatını dolu dolu … Okumaya devam et Anlar

Minimalizm mi Sadeleşme mi?

Minimalizm denince aklınıza ne geliyor? Az sayıda kıyafet? Bomboş, soğuk ve beyaz yaşam alanları? Çok az mutfak eşyası? Az para? Mal mülk olmayan bir hayat? Sanıyorum pek çok kişi minimalizmi sahip olunan nesnelerin, eşyaların azlığı hatta yokluğu ile tanımlıyor. Yaklaşık iki yıl önce ben de bu konuda kitaplar okumaya başladığımda, net bir minimalizm tanımım yoktu. Ancak minimalizmin sadece eşyalardan kurtulmakla tanımlanabilecek kadar yüzeysel bir kavram … Okumaya devam et Minimalizm mi Sadeleşme mi?

Kırılganlık ve Cesaret Üstüne

Brené Brown’ın Netflix’te yayınlanan “Cesaret Çağrısı”adlı konuşması çok ilham verici. Konuşmada beni en çok etkileyen yerleri burada paylaşacağım. Ancak konuşmayı izlemediyseniz, mutlaka izlemenizi öneririm. Cesaret çağrısını onun cümleleriyle dinlemek bambaşka. Brené, yaş aldıkça zamanın ne kadar büyük, değerli ve yenilenemez bir kaynak olduğunu daha iyi anladığını söyleyerek başlıyor sözlerine. Ben de bunu yaş aldıkça daha iyi anlıyorum. Zaman sahip olduğumuz en kıymetli şey, ama bazen … Okumaya devam et Kırılganlık ve Cesaret Üstüne